Nakit ve Harcama
Paralarınızı Nereye Yatırabilirsiniz?
İlk maaşımı aldığımda parayı "bir kenara koymak" bana yeterli bir plan gibi görünüyordu. Kenar dediğim yer de vadesiz hesabımdı; yani harcamalarımı yaptığım hesabın ta kendisi. Ay sonunda o birikim eriyip gidiyordu ve ben "bu ay da olmadı" diyordum. Paranın nerede durduğunun, ne kadar biriktirdiğim kadar önemli olduğunu anlamam birkaç yılımı aldı. Şimdi size hem kendi denemelerimden hem de düştüğüm çukurlardan çıkardığım şeyi anlatacağım: birikiminizi hangi seçeneklerde tutabilirsiniz, hangisi ne kadar güvenli ve hangisi ne zaman mantıklı.
Önce şu soruyu netleştirin: Bu paraya ne zaman ihtiyacım var?
Benim için her şey burada değişti. Yatırım araçlarını "iyi" ya da "kötü" diye ayırmak yerine vadeye göre ayırmaya başladım. Üç ay sonra kullanacağım paranın işi, on yıl sonra kullanacağım parayla aynı değil. Acil durum fonunuz için hisse alırsanız, tam da paraya ihtiyaç duyduğunuz gün zararda satmak zorunda kalırsınız. Tersine, on yıl bekleyecek parayı sürekli vadesiz hesapta tutarsanız enflasyona yem edersiniz.
Adım adım: Paranızı nereye koyabilirsiniz?
-
Vadesiz hesap – sadece işleyen para için.
Kiranız, faturalarınız, market alışverişiniz buradan çıksın. Ben burada yalnızca bir aylık gider tutarını tutuyorum, fazlasını bırakmıyorum. Çünkü gördüğüm parayı harcıyorum; muhtemelen siz de öylesiniz. Getirisi yok, ama likiditesi tam.
-
Tasarruf hesapları – ilk durak burası olmalı.
Birikime yeni başlayan biri için en makul başlangıç, ayrı bir birikim hesabı açmaktır. Tasarruf hesaplarının en büyük faydası psikolojik: para gözünüzün önünde olmadığı için harcamıyorsunuz. Ayrıca çoğunda günlük ya da kısa vadeli faiz işletilir, paraya ihtiyaç duyduğunuzda da çekebilirsiniz. Ben maaş günü otomatik talimat verdim; para ben fark etmeden diğer hesaba geçiyor. Acil durum fonumun tamamı bugün de burada duruyor.
-
Vadeli mevduat – belirli bir hedef için kilitleme.
Parayı 32, 92 veya 180 gün gibi bir süre için bağlarsınız, karşılığında daha yüksek faiz alırsınız. Vadesinden önce bozarsanız faizden büyük ölçüde vazgeçmeniz gerekir. Bunu "üç yıl sonra araba" gibi tarihi belli hedeflerde kullanıyorum. Küçük bir taktik: tüm parayı tek vadede bağlamak yerine ikiye üçe bölüp farklı tarihlerde vadesi dolacak şekilde ayarlıyorum, böylece ani ihtiyaçta her şeyi bozmuyorum.
-
Devlet borçlanma araçları ve para piyasası fonları.
Kısa vadeli borçlanma araçlarına yatırım yapan fonlar, mevduata alternatif olarak düşünülebilir. Genellikle iş günlerinde alınıp satılabilir, dalgalanmaları düşüktür. Ben burada iki şeye bakıyorum: fonun içeriği (neye yatırıyor?) ve yönetim gideri oranı. Gider oranı yüksekse getirinin bir kısmı size değil, yönetime gidiyor.
-
Altın ve döviz – sigorta, gelir kaynağı değil.
Uzun vadede değer koruma aracı olarak bir kısmını tutuyorum, ama "kâr edeceğim" diye alıp satmayı bıraktım. Alım-satım makası ve fiziki altında işçilik payı gibi maliyetler var; ayrıca hiçbiri düzenli getiri üretmiyor. Portföyün tamamı değil, bir dilimi olsun.
-
Hisse senedi ve hisse fonları – en az beş yıl bekleyebileceğiniz para.
Getiri potansiyeli en yüksek, güvenliği en düşük grup. Ben tek tek şirket seçmek yerine endeks takip eden fonlarla ve düzenli, küçük alımlarla başladım. Toplu para yatırıp tepede kalmak yerine her ay aynı tutarı koymak, hem stresi hem de zamanlama hatasını azaltıyor.
-
Bireysel emeklilik ve uzun vadeli planlar.
Emeklilik odaklı sistemlerde devlet katkısı gibi teşvikler ve vergi avantajları olabilir; buna karşılık paranız uzun süre bağlı kalır. Kısa vadeli hedefiniz için kullanacağınız yer değil, "otuz yıl sonra" kutusu.
Güvenlik ve getiri kabaca nasıl sıralanıyor?
| Seçenek |
Riski |
Paraya erişim |
Uygun vade |
| Vadesiz hesap |
Çok düşük |
Anında |
Günlük harcama |
| Tasarruf hesabı |
Çok düşük |
Genelde anında |
0–12 ay |
| Vadeli mevduat |
Düşük |
Vade sonunda |
1–24 ay |
| Para piyasası fonu |
Düşük |
İş günü içinde |
3 ay+ |
| Altın / döviz |
Orta |
Hızlı |
3 yıl+ |
| Hisse / hisse fonu |
Yüksek |
Hızlı ama zararda olabilir |
5 yıl+ |
Sık yapılan hatalar
- Acil durum fonu olmadan yatırıma başlamak. Benim ilk hatam buydu. Arabanın debriyajı gidince fonumu zararına satmak zorunda kaldım. En az üç aylık giderinizi kolay erişilebilir bir yerde tutmadan riskli araçlara girmeyin.
- Yüksek faizli borç varken yatırım yapmak. Kredi kartı borcunun maliyeti, hemen hemen her yatırımın getirisinden yüksektir. Önce o borcu kapatmak, en garantili "getiri"dir.
- Sadece faiz oranına bakmak. Vergi kesintisi, işlem masrafı, fon gider oranı, alım-satım makası… Net getiri